I. Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 10.04.2008-28.11.2017 tarihleri arasında makina ustası olarak çalıştığını, son ücretinin net 2.000,00 TL olduğunu, işyerinde yemek verildiğini, SGK primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. Cevap
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işyerinde 06.05.2009-28.11.2017 tarihleri arasında çalıştığını, devamsızlık yaptığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini, taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile; davacının davalı şirkete ait işyerinde 06.05.2009-28.11.2017 tarihleri arasında çalıştığı, toplam hizmet süresinin 8 yıl 7 ay 22 gün olduğu, aylık ücret miktarının SGK'ya eksik olarak bildirilmesi ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği, kullanmadığı yıllık izin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İstinaf
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile; davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü gereğince iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, devamsızlık tutanaklarının fesih sonrası tarihe ilişkin olduğu ve itibar edilemeyeceği, davalı işveren tarafından sunulan puantaj kayıtlarının imzasız olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. Temyiz
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, puantaj kayıtlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını ve zamanaşımının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücretin miktarı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup; hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir.
İşçinin uzun süre yıllık izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında HMK 31. maddesi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; bilirkişi raporunda 9 yılı aşkın çalışması olduğu tespit edilen davacının tüm çalışma süresi boyunca hak ettiği yıllık ücretli izin süresinin 150 gün olduğu belirlenmiş ve davacının sadece 7 gün yıllık izin kullandığı kabul edilerek karar verilmiştir. Davacının 9 yıl boyunca neredeyse hiç yıllık ücretli izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına da aykırı olduğundan, HMK 31. madde çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek beyanının alınması gerekmektedir.
VI. Karar
Açıklanan sebeple;
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay kararında görüleceği üzere; kullandırılmadığı iddia edilen 5 yıldan uzun süreli yıllık izin alacaklarında hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında işçi asili bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekmektedir.
Av. Fatih GÜNEŞ