Aile Hukuku

İşveren Tarafından Yıllık İzin Defterinin Dosyaya Sunulmaması Durumunda İşçinin Yıllık İzin Alacağı Hakkında Yargıtay Kararı İncelemesi

13 Şubat 2026 • Av. Fatih GÜNEŞ • 5 dk okuma
Boşanma Hukuku

9. Hukuk Dairesi 2025/7205 E. , 2025/8491 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/557 E., 2025/731 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 23. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/25 E., 2021/462 K.

"Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 10.04.2008-28.11.2017 tarihleri arasında makina ustası olarak çalıştığını, son ücretinin net 2.000,00 TL olduğunu, işyerinde yemek verildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini, çalışma saatlerinin 08.00-19.30 arası olduğunu, cumartesi günleri ise 08.00-17.30 saatleri arası çalışıldığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işyerinde 06.05.2009-28.11.2017 tarihleri arasında çalıştığını, 28-29-30/Kasım tarihlerinde işe devamsızlık yaptığını, tutanaklar tutulduğunu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının asgari geçim indirimi dâhil ücretinin 1.403,31 TL olduğunu, işyerinde çalışma saatlerinin 08.30-19.00 arası olduğunu, haftanın 5 günü çalışıldığını, puantaj kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, fazla çalışması olduğunda bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini, Şirketten alacağının olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkete ait işyerinde 06.05.2009-28.11.2017 tarihleri arasında çalıştığı, toplam hizmet süresinin 8 yıl 7 ay 22 gün olduğu, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmasına göre davacının brüt ücretinin 2.791,00 TL olduğu, aylık ücret miktarının SGK'ya eksik olarak bildirilmesi ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, kullanmadığı yıllık izin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tespit edilen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispat edilmemesi nedeni ile davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24/II-(e) hükmü gereğince iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, devamsızlık tutanaklarının fesih sonrası tarihe ilişkin olduğu ve itibar edilemeyeceği, davalı işveren tarafından davacının çalışma gün ve saatlerine ilişkin sunulan puantaj kayıtlarının imzalı olmadığı, tanık beyanlarının puantajlarla uyumlu olduğu, tanık beyanlarıyla dinî bayramlar dışlanarak ulusal bayram ve genel tatil alacağı hakkında tespit yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulaması gereği dinlenen tanık beyanlarına göre tespit edilen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının dosya kapsamına uygun olduğu, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava zamanaşımının uygulandığı, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınamayacağı, kıdem tazminatının zamanaşımına uğramadığı, İlk Derece Mahkemesinin, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini,
2. Aylık ücretin bordrosundaki gibi olduğunu,
3. Puantaj kayıtlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,
4. Davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, izinlerini kullandığını ve ücretini aldığını,
5. Zamanaşımının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş Sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücretin miktarı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal ve bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4857 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

İşçinin uzun süre yıllık izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıllık veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı işyerinde 9 yılı aşkın çalışması olduğu tespit edilen davacının tüm çalışma süresi boyunca hak ettiği yıllık ücretli izin süresinin 150 gün olduğu belirlenmiş ve davacının sadece 7 gün yıllık izin kullandığı kabul edilerek karar verilmiştir. Davacının uzun yıllar (9 yıl boyunca) neredeyse yıllık ücretli izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına da aykırı olduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde, davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanının almasından sonra bu beyanın sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar vermesi gerekmektedir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi." şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay kararında görüleceği üzere kullandırılmadığı iddia edilen 5 yıldan uzun süreli yıllık izin alacaklarında hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında işçi asili bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir.

Av. Fatih GÜNEŞ